Sosyal Fobi Tedavisi Ana Sayfa İletişim Dr. Bülent Uran
Sosyal Fobi Tedavisi
yararlı MSN sohbetleri -1

E-Posta Grubu
İletişim ve Haber
Grubuna Katıl


Reklam

Sosyal Fobi'de etkin çözüm 


Hipnoz Eğitimi
Temel-İleri Hipnoz eğitimi

 


Hipnoz Eğitimi Videoları
Eğitim Videoları

DIS giriş teori gerekliliği

 

Günümüzde psikoloji insan davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır. Kendine özgü yöntemleriyle ruhsal ve davranışsal sorunları incelemekte, açıklamalar getirmekte ve iyileştirme seçenekleri sunmaktadır.
 
Psikoloji pozitif bir bilim değildir. Yani ölçümlemesi aletlerle yapılan bir bilim dalı değildir. Fizik, kimya gibi bilimlerde incelemeler aletlerle yapılır. Yani bir cismin ağırlığı dünyanın her yerinde mevcut ağırlık ölçerler tarafından aynı ölçülür. Aynı cihazda farklı kişiler aynı sonucu elde eder.
 
Işığın hızı bugüne kadar hep aynı ölçülmüştür. Matematik işlemler dünyanın her yerinde aynı sonucu verir. Belli kimyasal karışımların oluşturduğu reaksiyonlar her yerde aynıdır. Kişiye göre farklı sonuçlar doğurmaz.
 
Tıp pozitif bir bilimidir. Bir yönüyle evet öyledir. Mide kanseri teşhisi için teşhis kriterleri dünyanın her yerinde aynıdır. Kanda şeker ölçülmesi her yerde aynı sonucu verir. Yani tıbbın ölçümlenebilen değerlere göre tanımlanmış hastalıkları vardır. Tüm bu ölçümlenebilen kriterlere objektif kriterler diyoruz. 
 
Ölçülemeyen ve ancak bireyler tarafından varlığı bilinen özelliklere de subjektif kriterler diyoruz. Örneğin ağrı subjektif bir kriterdir. Herkes ağrının varlığını bilir ama ne kadar ağrı çektiğini ölçemez. Ancak az ya da çok gibi kendine göre soyut bir değerlendirme yapabilir.
 
Duygular da böyledir. Herkes üzüntüyü bilir. Ama bir kişinin ne kadar üzüntü çektiğini ölçemeyiz. “Çok öfkeliydi” deriz. Çokluk, azlık herkese göre değişen bir kavramdır.
 
Psikoloji bilimi de bu nedenle pozitif bir bilim değildir. Tüm ölçümlemeleri subjektif kriterlere dayalıdır. Bilimsel denilen araştırmaları subjektif kriterler için icat edilmiş istatistiksel karşılaştırmalara dayanır. Bu istatistik ölçümlemeleri bilimseldir. İstatistik kendisine sunulan matematiksel datayı değerlendirir ve sonuç verir. Sonuçların yorumlanması araştırıcının işidir.
 
İstatistik kendisine verilen datanın doğruluğunu denetleyemez. Yani data verildikten sonraki işlemlerdir bilimsel olan. Ama o data ne kadar bilimsel yollarla elde edilmiştir? Bu soru işaretidir. Psikolojide genellikle skorlama sistemi kullanılır. Yani hiç ağrı yoksa sıfır, az ağrı varsa bir gibi skorlar verilir. Hastaya kendi ağrısını skorlaması istenir. Ondan sonra elde edilen rakamlarla istatistik yapılır. İşin içine rakam girince sanki kesin bir bilimsellik varmış gibi sahte bir izlenim doğar.
 
Bilim gözleme ve planlı deneye dayanır. Bu planlı deneylerden ortaya çıkan sonuçları eleştirel yorumlarla genellemeye ve hipotezlere dayandırır. Meseleleri açıklayan teoriler üretir.
 
Teori bakmak ve görmek anlamınadır. Bir teorinin tüm gözlemlenen gerçeklerle tutarlı olması, gözlemlenmeyen gerçekleri de başarıyla açıklaması gerekir.
 
İyi bir teori açık ve net olmalıdır. Gerçekleri basit bir şekilde açıklamalıdır. Sınanabilir olmalıdır. Mantıksal çelişki içermemelidir. Yanlışlanabilir olmalıdır. Hiçbir şekilde yanlışlanamıyan teoriler artık yasa kabul edilir. ( Yer çekimi yasası gibi).
 
Sahte bilim bilimsellik tanımına uymayan özellikler taşır. Deneysel kanıtı yoktur. Ama deneysel sonuçlarla çatışmaz. Tekrarlanabilir değildir. Yanlışlanabilir değildir. Occam’ın usturası ile çatışır. Yani açıklamaları karmaşıktır. Bu kriterlere göre arkeoloji bile sahte bilim olmaktadır.
 
Ön bilim ise bilimsel yöntemlerle test edilememiş teorileri içerir. Ama var olan bilimsel bilgi ile uyumludur. Çalışmaları bilimsellik sınırları içindedir. Örneğin dünya dışı varlıklarla iletişim kurma çalışmaları önbilimdir. Ama UFO’ların varlığına inanarak bunu kanıtlamaya çalışma sahte bilimdir.
 
Yirminci yüzyılda bilimsel araştırmaların bizi dünyanın doğru ve kesin bir tanımına götüreceğine dair güven artık yoktur. Herhangi bir açıklamanın nihai gerçekler olarak görülmekten ziyade mevcut problemlerin çözülmesine en uygun olanları olarak kabul edilmesi daha gerçekçidir.
 
Günümüzde zihin bilim diye bir kavram henüz yerleşmemiştir. Çünkü zihinsel olayların hiç biri ölçümlenebilir değildir. Beyin üzerine yapılan araştırmalar zihinsel olayları açıklamaktan henüz çok uzaktır. Düşünce nasıl üretilmektedir. Duygular nerede birikmektedir. Davranış kalıpları nasıl olmaktadır? İnançların gücü nereden gelmektedir? Gibi sorulara bilimsel kanıtlı açıklamalar bulmak henüz mümkün değildir. Mümkün olma olasılığı da yakın zaman içinde ufukta görünmemektedir.
 
Bu nedenle zihinsel iyileştirme çalışmaları günümüzde sonuçları gözlemsel ve subjektif olarak değerlendirmeyle ilerlemektedir.
 
Hipnoz, NLP, EFT gibi zihinsel düzeyde değişim yaratarak kişilerin fiziksel ve ruhsal sorunlarında iyileştirme yaptığını iddia eden ve bu yönde gözlemsel sonucu da olan tekniklerde durum böyledir.

Bölüm 1 ; Değersizlik inancı sendorumu (DIS) nedir?

Hipnoz Tedavisi
Hipnoz Nedir?

Reklam

 

Sosyal Fobi'de etkin çözüm 


EFT Videolar
EFT videoları

Linkler
Oto Hipnoz Kursu
Hipnoz Eğitimi
Hipnoz Merkezi
Hipnozluyoruz
Medikal Hipnoz
EFT
Sosyal Fobi
İstatistikler
Bugünki Hit : 74
Toplam Hit : 43020
Online Kişi : 7

     
Telefon : 0 530 419 66 21